Nasıl Gidiyor?

>> 14 07 2009

Haber bekleyen çok kişi var biliyorum. Özellikle bu okula gitmeyi düşünenlerden yüzlerce mail alıyorum. Pek çok kişi stajın nasıl geçtiğini soruyor, merak ediyor. Ben de arayı daha fazla açmadan herşeyi tüm gerçekliğiyle yazıyorum...Hatta madde madde :)

1-Çok yorucu. İnanılmaz derecede. Butik otel olmasına rağmen hem de...Diğer büyük ve ulusararası zincir otellerde staj yapan arkadaşlardan aldığım bilgiler onların daha da yorulup zorlandığı yönünde. Alaylılar pek sevmiyor doğal olarak okulluları...Bu yüzden sizi pes ettirmek için ellerinden geleni yapıyorlar...Ama içlerinde iyi ve yardımsever insanlar da var...

2-Bu mesleği otelde yapmak hem (özellikle bayanlar için) çok zor hem de sıkıcı. Çünkü otellerin menülerinde tatlıya ufak bir kısım ayrıldığı için bilgi anlamında çok gelişememe ihtimaliniz var. Zaten çalışmayı düşünsem bile asla oteli ercih etmeyeceğimi söylüyorum her zaman...12-14 saat sadece yemek yemek için 20 dk.oturmak haricinde hep ayakta ve koşturarak, yüksek stres altında çalışmak kolay değil.

3-Bizim otelin ki öyle değil ama diğer otellerde psikopat şefler çok fazla.Hepsi iş öğretmiyor.Öğrenmek sana kalıyor. Ama bizim pasta şefimiz hem çok genç hem de bizzat kendisi öğretiyor. Biraz şans aslında...

4-Bu meslekte özellikle otelde kesinlikle düzenli bir hayatınız olamaz.Bu hem bekarlar hem de ailesi olanlar için geçerli.

5-Bu meslekteki tüm şeflerin ve çalışanların hayali mutlaka bir gün kendi işlerini kurmak.

6-Tecrübe edinmek için bile çalışmayı pek düşünmüyorum. Pastacılığın en güzel yanı parttime iş bulmanın çok kolay olması.Rahatlıkla meşhur cafelere gidip yarım günde keklerini,pastalarını yapıp evinize gidip dinlenebilirsiniz.Ve gayet makul bir para kazanırsınız.

7-Okulda edindiğim bilgiler o kadar ileri düzeydeymiş ki ilk günden tatlı yaptım ve hala da öyle...Güvenerek iş emanet ediyorlar ve çok mutluyum bu durumdan.Çünkü benim de kendime olan güvenimi pekiştiriyor. Hiç bir şekilde yabancılık çekmedim.Sanki yıllardır çalışıyormuş gibi...

8-İngilizce ;hayati önem taşıyor.Şimdi İtalyan şefle İngilizce iletişim kurmak haricinde bir de onun anlattıklarını bilmeyenlere çeviriyorum. Ve en önemlisi Türkiye' de ki kaynak sıkıntısını yaşamıyorum çünkü yabancı kitap okuyp, ünlü pasta şeflerinin sitelerini takip edebiliyorum. İyi ki ilerletmişim diyorum.

9-Günde 3 vesait gidiş 3 vesait dönüş şeklinde yollarda sürünüyorum. İşten 5 te çıksam 8 de evde oluyorum.Yemek yiyip 10 da yorgunluktan sızıyorum koltukta :)

10- Bir sürü yeni reçete öğreniyorum. Tabak sunumu görüyorum. Adını bile duymadığım meyveler görüp, yiyorum :)

11- Kısacası en kısa zamanda kendi işimi kurmak istiyorum. Zaten yola çıkış amacım da buydu benim. Ama mesleğin zorluklarını gördükten sonra kararım hız kazandı diyelim.

Haber bekleyenlere duyurulur efendim. Staj raporu bu şekilde :) Eğer kendinize güveniyorsanız, stres ve adrenalinden hoşlanıyorsanız ( bu adrenalin kısmına bayılıyorum zaten çünkü bir müddet sonra bu strese bağımlı oluyorsunuz), sağlığınız yerindeyse ve sosyal hayattan uzak kalmaya tahammülünüz varsa, sürekli vardiya değiştirerek çalışmaya varsanız...Bekliyoruz efendim sizi de... :))

Son olarak uykulu gözlerle geç bir saatte yazdığım için biraz karmaşık anlatmış olabilirim. O yüzden aklınıza gelen soruları mailime göndermeye devam edebilirsiniz.

En kısa sürede tekrar görüşmek dileğiyle...

Read more...

Bitse...

>> 02 07 2009

Her gün 3 vesait gidiş 3 vesait dönüş şeklinde yollarda harab olarak bitireceğim stajı. Dün Executive Şefle görüşmeye gittim. Görüşme tamamen İngilizce olarak yapıldı. Şef Giovanni Türkçeyi çok fazla bilmediğinden İngilizce yapmak istedi görüşmeyi. Kendisi bizzat gezdirdi tüm mutfak alanlarını. Daha önce geziye gittiğimiz meşhur bir otelin mutfağının aksine tertemiz ve büyük olması mutlu etti beni. Giovanni tüm personelle teker teker tanıştırdı beni. Bizim okuldan stajerler de vardı. Çok memnun olduklarını, , üstelik şeflerin reçeteleri saklamayıp bizzat yapmanı sağladıklarını ve gerçekten sadece işlerini yaparak çok şey öğrendiklerini söylediler. yani kendi işim dışında birşey yapmayacağımı bilmek çok sevindirdi beni.

Güzel bir staj geçireceğim. İçim rahat.Çalışacağım insanların hepsi çok güleryüzlü ve sıcak.İlk günden belli olmasa da bu işler ben genelde pek yanılmam.

Tek sorunum önce vapur için Kadıköy'e, oradan vapurla Beşiktaş'a, oradan da Kuruçeşme arenanın yan tarafında olan otele gitmek. 3 vesait...Günde eder 6...Üzerine 8-10 saat ayakta çalışma nasıl olur acaba? Yol daha az yorucu olsaydı keşke. Sabah 6 da otobüse binmiş olmam gerekli benim. Düşünün artık kaçta kalkmam gerektiğini. Biter mi bu 3 ay? Geçer mi? Çok yorgunum.Çok bunaldım. Tatil bile yapamayacağım bu sene. 6 Ekim' e kadar dayanmalıyım...Çare yok...Sonrasında uluslararası diploma sınavı ve M.E.B sınavı stresi...Üstelik ikisi de aynı gün. Kasımın ilk haftası...

Derin...Çok özleyeceğim...Cumartesi gidiyor. Daha şimdiden ağlamaklıyım. Yumrular oturuyor boğazıma...1 ay kalacak...Döndüğünde bakacak kimse olmadığından stajım bitene kadar yuvaya gidecek. Onun için tüm bu değişimler çok sarsıcı olacak...Çünkü tam yuvaya alışacakken Bodrum'a taşınacağız belki de hemen...

Lütfen tanrım...Bu 3 ay hepimiz için kolay geçsin. Özellikle de Derin için...Nasıl dayanacağım 1 ay onu görmeden...Offffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffff!!!!!!!!!!!

Read more...