Kaygısız
>> 18 05 2009
Kaygısız bir çocuk olduğum günleri özlüyorum...Ellerim ceplerimde dolaştığım, tek derdimin eve biraz daha geç girmek olduğu, sokak oyunlarında yenen sandviçlerin dünyanın en lezzetli yiyecekleri olduğu, evimizin önündeki küçük ahşap iskeleden ayaklarımı denize soktuğum günleri...Mümkün olduğunca; sorumluluklar, hayat telaşı ve zorluklar izin verdikçe, şimdi bile öyle olmaya çalışıyorum...Denizden topladığım kabukların sayısı yüzleri aşmış, japon ipi atlamaktan dizleri kopan, yaz akşamları hanımeli kokan sokaklarda yeni yetme gençlik heyecanları yaşayan o çocuk iyi ki hala içimde...Ama yine de....Keşke...Mutlu çocukluk yaşayan kişilerin bunu geri gidip bir daha yaşama şansları olsaydı...Soğuk bir pınardan kana kana su içmek gibi gelirdi eminim 2000 li yılların şu günlerinde...Bugünlerde bunu düşünüyorum...Yani eğer bir kimsenin çocukluğu çok mutlu ve huzurlu geçmişse aslında hayattan aldığı en büyük zenginliğin bu olduğunu ve yaşanamadığı için pişman olunması yada üzülünmesi gereken tek konu olduğunu...Hayatın diğer bölümlerinde her toplum kendince yöntemlerle içinizdeki çocuğu söküp atmak için sistemli bir şekilde çalışmaya başlar...Bunun ilk sinyallerini daha mini mini bir bedenin ağır ödevler, sınavlar altında ezildiği ilkokulda almaya başlarsınız...Hoş şimdiki çocuklar bizler kadar bile şanslı değil ya neyse...Şimdiki minikler daha doğduklarında borçlu başlıyorlar sanki hayata...2 yaşında kreşlerde başlıyor çocuklukları çalınmaya...Önce kapalı binalara hapsedilmek, sonra sokakların öğretebileceği her tür deneyimden yoksun kalmakla başlıyor sanki kayıpları...Ne yazık...
Geçen akşam yemek yerken eşim;
-Biliyor musun Hande Bodrum' a yerleşince en çok Derin' in sokakta oyun oynayabileceğine, mahalle arkadaşlarının olabileceğine, denizle, kumla, güneşle içiçe yaşayabileceğine seviniyorum dedi... Ben de öyle...Sanırım bir aile olarak ona verebileceğimiz en güzel hediye mutlu ve özgür bir çocukluk...
Eğitime gelince; dünyada birçok uzman çocuğun aileden aldığı eğitimi daha çok önemsediğini ve uyguladığını kabul etmekte...Eğer çok okuyan, araştıran ve çocuğunuza kitap sevgisi aşılayabilmiş bir aileyseniz gerisi kendiliğinden kolayca gelecektir....
Bir de şuna inanıyorum (bazıları katılmayabilir ama deneyimlerimle sabittir) ;
İstanbul gibi büyük şehirlerde büyüyen çocuklar ellerindeki imkanlara o kadar alışıklar ve bu çeşitlilik onlar için o kadar sıradanlaşmış ki hayal kurmayı, hedef belirlemeyi, buna ulaşmayı çok da önemsemiyorlar...Oysa benim gibi küçük bir sahil kasabasında büyüyenler bilir ki, öyle yerlerde hayatı tüketmek bu kadar değersiz birşey değildir. Çeşitliliğin az olması, böyle yerlerde büyüyen çocukları araştırmaya, hayal kurmaya, dışa açılmaya ve bitmeyen bir öğrenme ve bilgi aşkına kavuşturur...Cesur olmayı herkesten daha iyi bilirler...O yüzden iyi biliyorum ki doğduğumdan beri İstanbul' da yaşamış olsaydım belki de hayatı bu kadar derinden irdeleyebilmek, hayal kurabilmek ve hayallerimi gerçekleştirebilmek gibi özelliklerim olmazdı...Çünkü bazen tüm imkanlar göz önünde olduğunda insanlarda bir rahatlık veya vurdum duymazlık, tembellik oluşur hayata karşı...O nedenle Derin' in hayatı hızlı ve değersiz bir şekilde tüketmeyi öğrenmeyecek olması beni çok sevindiriyor. Dahası yeryüzünde insanlara sunulmuş imkanları hemen tüketmemesi hayat boyu yaşama heyecanı verecek kızıma...Bunu biliyorum çünkü kendimde yaşıyorum...Onun için Bodrum sadece kendim için değil Derin' in büyüme süreci içinde çok doğru bir seçim...Beton duvarlar arasında büyümesindense Ege' nin büyülü müziği eşliğinde, denize bakarak, dokunarak, yılın 300 günü güneş görerek ve mandalin bahçelerinin kokusunu taşıyan rüzgarların şarkısına hayranlık duymayı öğrenerek büyümesini tercih ediyorum...
Böylelikle aklımda gitmekle ilgili hiçbir soru kalmamış oluyor...Zaman yaklaştıkça hesaplar bir bir yapılıp kuş gibi hafifleniyor...
Fotoğraf
9 yorum:
büyük şehirlerde koca bir kalabalık içersinde yalnız yaşıyor artık insanlar ve çocuklarda ne yazıkki öyle yetişiyor belki çok şeye sahip ama insani duygulardan uzak...
ama küçük bir yerde insan önce kendini tanıma şansına erişiyor, kendinden yola çıkarak kalabalıklara erişebiliyor sonrasında da...
Benzer bir çocukluk döneminden geçmiş olmalıyız ki şu cümlenizi çerçeveletip duvara asmak geldi içimden:);
''Ama yine de....Keşke...Mutlu çocukluk yaşayan kişilerin bunu geri gidip bir daha yaşama şansları olsaydı...''
Hayallerinizin gerçekleşmesi dileğiyle...
Ben de en nihayetinde Muğlama limon bahçeme dönücem.
Dalyanımda yengeçlerin balıkların peşinden koşmayı özledim:)
@Beenmaya;dediklerine coşkuyla katılıyorum.Öyle doğru ki hepsi...
@Emrah;Umarım senin de hayalin gerçek olur ve limon bahçen ile dalyanına kavuşursun.İnsanlar eninde sonunda özlerine yani doğaya dönmek istiyorlar değil mi?
Hande'ciğim,
Sizin için çok seviniyorum. Ne güzel ikinizin de aynı şeyi istiyor olmanız!
@Tijen; çok şükür ki hayallerime ortak ettiğim için bana teşekkür eden biriyle evliyim...Çok sağol...Sevgiler...
Tespitlerinde çok hakısın Hande'ciğim, aslolan çocuklarımıza mutlu bir çocukluku yaşatabilmektir zaten.
Bodrum çok güzel bir yer ve evdeki çocuk mutlu olunca anne baba da kendiliğinden mutlu oluyor zaten.
Sevgilerimle...
@Özlem; evet çocuk en çok ailedeki mutsuzluğu yada mutluluğu önemsiyor...
Handecim;
yine benim içimdekileri dökmüşsün yazında.okuyunca içimden bir çok şey geçti.nasıl da doğru söylemişsin.kesinlikle katılıyorum sana.sokakta oynamak,arkadaş edinmek,hayaller kurmak harika birşeydi.ben şehirde büyüdüm ama o zamanlar sokaklarda rahatça oyunlar oynuyorduk.hatta yazları 3 ay yazlıkta kalıyordum orada da tattım söylediğin her şeyi.o zamanlar çok başkaydı.bunları benim çocuğumun da yaşamasını nasıl isterim bir bilsen.inşallah bizim de bunu ona yaşatma şansımız olur ileride.şimdiki çocukların hayatı yapma çiçekler gibi.güzel görünüyor belki bakınca ama birçok şeyden o ruhtan yoksunlar.sokakta oyun oynamayan çocuğa çocuk mu derim ben.keşke yeniden yaşayabilsem o günleri ben de.
ben de çok mutlu bir çocukluk geçirdim, çok sevilen, sevildiğini bilen gamsız tasasız bir yerden bitmeydim. Bunu bana yaşatan herkese şükran doluyum. Hayatta herşeyimizi kaybedebiliriz ama mutlu çocukluk anılarımızı kimse elimizden alamaz.
Rahmetli anneannemi de bu vesileyle tekrar anıyorum, mekanı cennet olsun.
Yorum Gönder