
Kendinizi terk etmek bu kadar kolay mı geliyor? Yani bu kadar karamsar ve umutsuz olmayı nasıl başarıyorsunuz anlamıyorum? Afrika' da açlık ve yoksulluğun üst sınırlarında yaşayan insanların bile hala yüzleri gülerken, siz neden bir türlü tatmin olmuyorsunuz? Sadece tükettiğiniz için ya da kendinizi sadece para kazanma, kariyer ve sorumluluk makinesi olarak gördüğünüz için olabilir mi? Yapmayın! Bunu kendinize ve etrafınızdakilere yapmayın. Mutlu bir insanı asık yüzlü ve karamsar bir insanın yanında bırakın o bile karamsarlaşmaya başlar. Ne de olsa üzüm üzüme baka baka.....
Son zamanlarda gerçekten gülmeyi başaran insan sayısı oldukça azaldı, bloglardaki yazılar çok karamsar ve hüzün dolu oldu. Ben okumadan kaçıyorum artık böyle sayfaları. Var olan enerjimi ve pozitif düşüncelerimi harcamak istemiyorum çünkü. Onun yerine iyi enerjimi problem çözmek için kullanmak daha mantıklı geliyor bana.
Mutlu mu olmak istiyorsunuz? Kendinizi mutlu edecek şey dışarıda değil içinizde! Küçük güzellikler yaratın kendiniz için. Kendinize sevgi ve saygı duyun. Ben aksi, karamsar, gülmeyen insanların kendilerini sevdiğini pek sanmıyorum çünkü.
Moraliniz bozuk olabilir, problemleriniz olabilir. Herkesin problemi var kendince. Ama bunlarla baş etme yönteminiz sevgisizlik ve karamsarlık olmasın lütfen. Özellikle siz mutsuzsunuz diye çevrenizdeki insanların mutluluğunu zehirlemeyin olumsuz düşüncelerinizi empoze etmeye çalışarak.
Alışveriş merkezlerindeki moda kafelerde oturup çene çalmakla, her kafanız attığında alışveriş yapmakla, gereksiz tüketmekle mutlu olamazsınız. Maalesef çok dikkatimi çekiyor...Son günlerde pek bir moda can sıkıntısını geçirmek için alışveriş yapmak. Kendinize biçtiğiniz değer bu kadar mı? Ne oldu sıkı dostluklara, sabah selamlaşmalarına, komşuluklara, paylaşımlara...Neden uzaklaştık bu kadar kendimizden...Mutsuz mu olmak istiyorsunuz? Böyle devam edin. Zira bu konuda oldukça başarılısınız. Ne de olsa mutsuz olmak, herşeyden şikayet etmek, boşvermişlik, karamsarlık daha kolay...Mutluluk zor gelir tabi size...Ne de olsa emek ister. Kötü düşünceleri ustalıkla başınızdan savabilmenizi gerektirir...Ben bunu denedim. Bir neden olmasa da gülümserim hep. Ve gülümsemek hep gülümsemeyi ve güzel şeyleri getirir...Doğal olarak mutluluğu da...
Kendinizi dinleyin. Bastırmayın iç sesinizi. O size nasıl mutlu olacağınızı söylemeye dünden hevesli tabi eğer dinlerseniz. İyi bir dinleyici olmak zor malum...Kendinizi şımartın. Küçük mutluluklar yaratın gün içinde. Bakın onlar nasıl yayılacak tüm gününüze. Bir fincan çay, bir dilim kek, huzurlu bir sonbahar yürüyüşü, sevgiliyle yada bir dostla içten bir sohbet, hayvan sevgisi, çocuğunuzun masumiyeti, okuduğunuz bir kitap, sevdiğiniz bir manzara, dinlediğiniz güzel bir müzik, çekeceğiniz bir fotoğraf ..................yetecektir pozitif düşünmenize. Seçenekler sınırsız. Tercih sizin...
Fotoğraf:Winfried Heinze
Read more...